“MUCİZE !”ve ÖZÜRLÜ HAKLARI

“Türkücüden de yönetmen olur mu?” diyen karşısında beni bulur …

Haftasonu Mahsun Kırmızıgül’ün “Mucize “isimli filmini izledik ve filmin sonunda böğüre böğüre ağladım; gözlerim kan çanağı haldeyken arkadaşların da diline sakız oldum tabii, bir film seni nasıl bu kadar ağlattı diye dillerine doladılar beni …

Mahsun Bey, diğer filmlerinde de olduğu gibi bu filminde de gerek Türkiye’nin gerçekleri, çaresizlikler, eğitimin önemi, insan sevgisi, merhamet, aşk, imkansızlığı imkana çevirme gücü, kudreti, o kadar duygu işlemiş ki, kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmekte. Bence Türkiye’nin yetiştirdiği en iyi yönetmenlerden birisidir Mahsun Bey. Avukatlığa başlamadan, bir dönem sinemayla ilgilendiğim dönemde bir yönetmenle çalışmıştım, prodüktör ve senarist olarak, keşke çalıştığım o yönetmen Mahsun Kırmızıgül olsaydı, gerçekten bu adamdan öğrenilecek çok şey olduğunu düşünüyorum; kurgu ve sinema anlamında. Burada kesiyorum , şimdi gelelim konumuza. Ben Mahsun Bey’in avukatı değilim, henüz değilim, beni filminde düşündüren bir sahne oldu, sizlerle paylaşmak istedim köşemde… Kitabım çıktıktan sonra senaryo aşamasına geldiğinde, senaryomu götüreceğim ilk belki de tek yönetmen kendisi olacaktır.  Mutlaka izlemenizi tavsiye ederim bu filmi. Şu anda gösterimde. “Mucize”..

mucize-fragman_7794095-6024_640x360

Özürlü insanların alay konusu olduğundan bahsediliyor bazı sahnelerde. Eline ve koluna hakim olamayacak kadar özürlü insanlardan bahsediyorum…Bu Türkiye’nin bir gerçeği.  Elbette diğer ülkelerde de vardır. Ancak şüphe götürmez bir gerçektir ki memlekette akraba evliliği çok fazla, dolayısıyla bu şekilde nörolojik hastalıklar, sipastike sayısı da bir hayli fazla, bu tarz rahatsızlıkların diğer jenerasyonlara da sıçradığı bilinen bir gerçek.

Özürlü insanları korumak adına bir yasa var mı dersiniz Türkiye’de ? Ya da kendini savunamayacak kadar aciz olan bu insanara taş atmak, hakaret, alay konusu yapma, sövme sizce TCK’da ayrı başlık altında mı incelenmeli, yoksa ayrı bir kanun olarak mı düzenlenmeli?  Ya da bu insanlara karşı fayda, imkan yaratmamanın cezası olmalı mı sizce?

Biliyorsunuz TCK kapsamında suçlar, kendini savunmadan aciz kişilere karşı işlendiğinde, ağırlaştırıcı sebep unsuru olarak görülüyor. Ancak bu düzenlemelerin yeterli olduğunu düşünmüyorum.

Hukuken ne hakları var özürlü insanların, buna hastahanede tedavi hakları, çalışma hakları, sigorta hakları da dahil ? Özürlülük priminden bahsetmiyorum. Kastım şudur, bir insan özürlü yaşamanın bedelini ağır ödüyorsa, bunun karşılığında yasalardan hakedişleri ne olabilir? Biz bu insanlara neyi armağan edebiliriz, kolu, ayağı tutan insanlar olarak?

Umarım bu sesimi kanun duyucular ve büyük kafalar duyabiliyordur. Çünkü bu sorum vicdanı olan herkese…Beni bu konuya karşı duyarlı hale getiren, tıpkı diğer filmlerinde de olduğu gibi “Mucize” filminin sonunda da hüngür hüngür ağlatan ve düşünmeme sebep olan Mahsun Kırmızıgül’ün daha nice filmler yapıp, Türkiye’nin gerçeklerini harikulade filmleriyle geniş kitlelere duyurabilmesi ümidiyle, umarım bizim de çorba da tuzumuz olabilir, keşke olsa….

Saygılarımla

Avukat Arabulucu Gizem Tan

www.dgtanhukuk.com

gizem.tan@dgtanhukuk.com

twitter@avukatgizemtan

Sosyal Medyada Paylaş